İng. Chugach Mountains
Alaska’nın güney kesiminde (bkz. Alaska Yarımadası), Pasifik Okyanusu kıyısı boyunca 150, 15°-142, 50°B boylamları ve 59, 93°-62, 06°K enlemleri arasında uzanan Chugach Dağları, Alaska’daki en büyük güncel buzullaşma alanına sahip dağlık kesimdir (Şekil 1, 2). En yüksek noktası 3991 metre (Marcus Baker Dağı) olan dağlık alanın ortalama yüksekliği 1221 metredir. Doğu-batı doğrultusunda 402 km uzunluğa, kuzey-güney doğrultusunda 97 km genişliğe sahip olan dağın büyük bölümü Chugach Eyalet Parkı, Chugach Ulusal Orman Parkı ve Wrangell-St. Elias Ulusal Parkı sınırları içerisinde kaldığından dolayı koruma altındadır.1
Pasifik Plakası’nın Kuzey Amerika Plakası’nın altına dalması sonucunda oluşan (bkz. Levha Tektoniği) dağlık kesimin batı ve orta kesimleri genel olarak derin denizel birimlerin yükselmesiyle oluşan flişlerden ve bunların içerisine sokulmuş olan plütonik kayaçlardan, doğu kesimi ise şist ve gnayslardan meydana gelmektedir.2, 3 Kuzeyden Border Ranges Fayı, güneyden ise Chugach-St. Elias Fayı ile sınırlandırılan dağlık alan aktif bir plaka sınırında bulunduğundan dolayı şiddetli depremlere maruz kalmaktadır. 1964 yılında gerçekleşen Büyük Alaska Depremi olarak bilinen 9, 2 büyüklüğündeki deprem dünya tarihinin en büyük depremlerinden bir tanesidir (Şekil 1c).4
Dağlık alan genel olarak batı, orta ve doğu bölümü olarak üçe ayrılmakla birlikte, hidrolojik açıdan Bering Buzul Sistemleri, Copper Irmağı, Prens William Denizi ve Kuzeydoğu Chugach Dağları bölümleri olarak dört bölüme ayrılmaktadır. Zirve kesimleri yoğun şekilde vadi buzulları (bkz. Buzul Vadileri/Tekne Vadiler) ve örtü buzullarıyla (bkz. Buz Örtüleri) kaplıdır (Şekil 2). Alaska’daki buzulların önemli bir bölümü burada yer almaktadır. Örneğin Doğu Chugach Dağları üzerinde bulunan Bagley Örtü Buzulu kuzey yarımkürede kutuplar dışındaki en geniş ikinci örtü buzuludur. Uydu görüntülerinden yapılan haritalama çalışmalarına göre dağlık alan üzerinde 48 tane buzul sistemi belirlenmiştir.1 Buzulların bu kadar geniş alan kaplamasını sağlayan etmen Pasifik Okyanusu’ndan gelen nemli havanın bu dağlara çarparak yükselmesi ve bunun sonucunda dağlık alan üzerinde büyük miktarda kar yağışına neden olmasıdır. Örneğin dağın güneyindeki Valdez’de bulunan 855 metre yüksekliğindeki Thompson geçidine 1952-1953 kış döneminde toplam 25 metre kalınlığında kar yağışı gerçekleşmiştir.5
Son Buzul Maksimumu’nda (bkz. Buzul Çağları) bölgenin dağlık alanları ve güneyindeki denizel alanlar tamamen buzullar ile kaplanmıştır.6 Bu dönemde alanda neredeyse hiçbir bitki örtüsü gelişme göstermemiştir. Ancak Holosen’de (bkz. Holosen) yani günümüzden 10 bin yıl önce sıcaklıkların artması ve buzulların erimesiyle birlikte alanda birçok bitki türü yayılmaya başlamıştır. Günümüzde yüksek kesimler örtü buzulları, vadiler ise vadi buzulları ile kaplı olduğundan dolayı herhangi bir bitki örtüsü bulunmamaktadır. Ancak buzulların çevresinde çalılık ve makilikler gelişmiştir. Kıyı kesimlerinde ve kuzeydeki alçak kesimlerde ise ormanlık alanlar bulunmaktadır. Ormanlık alanlar dağlık alanın kuzeyinde beyaz ve siyah ladinlerden (ing. white and black spruce) oluşurken, güneydeki kıyı alanları sitka ladininden (Sitka spruce) oluşur.7
Günümüzde buzullar geniş alan kaplamakla birlikte 20. yüzyıl boyunca buzulların neredeyse tamamında erime ve geri çekilme yaşanmıştır.8 Dağlık alanın güney kesiminde bulunan ve 3050 metreden başlayarak deniz seviyesine kadar inen ve dünyada en hızlı geri çekilme gösteren buzullarından bir tanesi olan Columbia Buzulu 1980’den günümüze 20 km geri çekilmiştir (Şekil 3). Buzullaşmanın hem buzul dönemlerinde hem de günümüzde etkili olması dağlık alanda vadi buzulları (bkz. Buzul Vadileri / Tekne Vadiler), örtü buzulu (bkz. Buz Örtüleri) gibi buzul türlerinin, morenler (bkz. morenler), aretler, U-şekilli vadiler, sirkler, buzul depoları, sandur düzlükleri, eskerler, kettle gibi birçok buzul aşınım ve birikim şekillerinin oluşmasını sağlamıştır (bkz. Buzul Jeomorfolojisi ve bkz. Buzul Topoğrafyası).1